revizyon ile organize matbaacılık brnckvvtmllttrhaberi

Bloglamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bloglamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Obama'nın Sözlerini O yazıyor OBAMA Okuyor İşte Adam


Tarihi cümleler 27 yaşındaki bir genç tarafından kaleme alındı


ABD’nin yeni Başkanı Barack Obama’nın yemin töreninde yaptığı konuşmanın metnindeki tarihi cümleler 27 yaşındaki bir genç tarafından kaleme alındı.
Jon Favreau, kısa saçları ve çocuksu yüzüyle sıradan biri gibi görünse de, ABD’nin yeni Başkanının, Obama’nın deyimiyle "düşüncelerini okuyan adamı", yani metin yazarı.
Beyaz Saray’daki metin yazarları arasında en gençleri olan Favreau, bundan 4 yıl önce Demokrat başkan adayı John Kerry ile çalıştığı dönemde şans eseri keşfedildi.

Obama’nın konuşma metinlerini hazırlayabilmek için 2004’ten bu yana çok sıkı çalışan Favreau, 2003’de Holy Cross Üniversitesinden, diploma töreninde veda konuşması yapan okul birincisi olarak mezun oldu. Favreau’yu, iletişim uzmanı Robert Gibbs "mükemmel bir yazar" olarak Obama’ya tavsiye etti. Favreau, 2005’te Senatoda Barack Obama için çalışmaya başladı. Genç yazar, 2007’de de Obama’nın seçim kampanyasına baş yazar olarak katıldı.
Barack Obama’nın üst düzey danışmanı David Axelrod, Favreau için "Barack, kendi kelimeleri üzerinde otorite sahibi olunması bakımından herkese güvenmez, ancak ona güvenir" ifadesini kullanıyor.
The Guardian gazetesi, Obama’nın yemin töreninde yaptığı konuşma metninin hazırlanma sürecini şöyle tarif ediyor:
"Barack ilk toplantılarında Favreau’ya konuşma metniyle ilgili görüşlerini aktardı. Favreau da bu sırada bilgisayarında notlar aldı. Favreau daha sonra haftalarca araştırma yaptı. Favreau ve ekibi tarihçiler ve metin yazarlarıyla görüştü; eski yemin törenlerinde yapılan konuşmaları dinledi. Favreau, hazırlıklar tamamlandığında, Amerikan kahve dükkanları zinciri Starbucks’ın Washington’daki bir şubesinde kamp kurdu ve ilk metin taslağını hazırladı. Konuşma metni Obama ile Favreau arasında 4 ya da 5 kez mekik dokudu."
Bu arada, genç metin yazarının metinleri hazırlamak için her gittiği yere yanında Obama’nın "Dreams From My Father" adlı otobiyografisini de taşıdığı söyleniyor.



ÇİN, OBAMA’NIN KONUŞMASININ BAZI BÖLÜMLERİNİ SANSÜRLEDİ
Çin, ABD’nin yeni Başkanı Barack Obama’nın dün göreve başlama töreninde yaptığı konuşmanın bazı bölümlerini sansürledi.
Çin’in çok sayıdaki internet sitesinde yer alan ve televizyonlarda canlı olarak yayımlanan konuşmada, Obama’nın komünizmle ilgili sözleri kesilerek verildi.
Konuşmanın İngilizce metninin internette yayımlanmasına izin verilirken, Çince çevirilerde hassas bölümler çıkarıldı.
Obama’nın, "Önceki nesilleri sindiren komünizm ve faşizmi unutmak, sadece füze ve tankları lağvetmekle olmaz; güçlü ittifaklar ve kararlılık gerektirir" sözlerindeki "komünizm" sözcüğü çıkarıldı.
ABD Başkanının, dünya liderlerine hitaben, "hileyle, kanunsuz bir şekilde ve muhalefetin sessiz kalmasıyla iktidar koltuğuna yapışanlar tarihin yanlış tarafında olduğunu bilmeliler" şeklindeki sözleri de Çinli yetkililerin sansürüne takıldı.
Devlet kanalı Çin Merkezi Televizyonu (CCTV), Obama’nın konuşmasını anında çevirerek verirken, "komünizm" ile ilgili sözlerinin yer aldığı bölüme gelindiğinde çevirmenin sesinin daha az duyulduğu dikkati çekti. Bu sırada aniden stüdyoya bağlanılınca, hazırlıksız yakalanan sunucu, durumu konuğuna soru sorarak geçiştirdi.

21 Ocak 2009 Çarşamba | etiket | 0 comments [ Devamını Oku ]

Ali Rıza Binboğa ÖĞRETMEN Videosu


27 Aralık 2008 Cumartesi | etiket | 0 comments [ Devamını Oku ]

Kopya Çekmek

Bölüm 1 : Kopya çeken öğrenci nasıl enselenir? Kopya çekmeyi öğrenmeden önce tabii ki hangi koşullarda yakalanabileceğinizi bilmelisiniz . Bu bölüm meslektaşlarım için . Birinci ve en önemli kural. Kopya çeken öğrenciyi yakalamak isteyen biri , öğrencinin kopyalıklarını saklaması muhtemel yerlere (Sıra altı , duvar, hesap makinesi , el , kol , bacak , sıra vs.) değil , direkt gözünün içine bakmalıdır. Çünkü az önce parantez içinde sayılan seçeneklerin sayısının , öğrenci sayısıyla çarpımı kadar değişik noktayı kontrol etmek imkansızdır.
Ve çünkü kopya öğrencinin baktığı yerdedir . Burada gözünün içine bakılacak hedef kitle hocanın gözünün içine bakanlardır. İkinci önemli kural . Eğer asıl hedef kopya çektirmemek değil de kopya çeken öğrenciyi suç üstü yakalamak ise şüphelendiğiniz öğrenciye bakmıyormuş gibi yaparak kopyalığın tam yerini tespit etmelisiniz . O ise zavallım hocanın kendisine bakmadığını zannederek aşırı bir güven duygusu içinde hayatının hatasını yapar . Sonrası çocuk oyuncağı. Üçüncü ve önemsiz kural ayağınıza lastik tabanlı ayakkabılar giyin ki arkasından yaklaştığınız öğrenci geldiğinizi fark etmesin. Özellikle dışarının karanlık ve sınıfın aydınlık olduğu durumlarda dışarıyı seyrediyormuş gibi yaparak camdan yansıyan KLO örgütünün (Kopyacı lavuklar ordusu) üye ve elebaşlarını keklik gibi avlayabilirsiniz. Sınıfa direk karşıdan bakın. Lakin arkasında olduğunuz bir öğrencinin önünde omuzları tarafından oluşturulmuş yaklaşık yarım metrekarelik güvenli bir bölge vardır. Sıranın üzerinde silgi kalem ve gerekiyorsa hesap makinesi dışında hiçbir şeyin (Özellikle de mont ve kaban gibi şeylerin) bulunmamasına dikkat edin. Sınav bitiminde öğrencilerin ayağa kalkmasıyla oluşabilecek kargaşa durumlarını kesinlikle engelleyin. Bir soruyu cevaplamanız gerekiyorsa sorunun ilk soruluşunda soruyu soran öğrenciyle değil sınıfla ilgilenin .İlk soruluşu dedim .Nasılsa o sırada sınıfı kesmekle meşgul olduğunuz için anlamayacaksınız ve bir daha sormak zorunda kalacak. Sıcak yaz günlerinde uzun kollu giysiler giyen öğrencilerden sınav başlamadan önce kollarını sıvamalarını isteyin. Bu birinci bölümden çıkan dersler: 1.Kesinlikle hocaya bakmayın. 2. Uyanık bir hocanın sınıfı tarama süresi yaklaşık 3 saniyedir . Bu süre herhangi bir kopyanın okunması için yeterli değildir . Onun için hoca arkanızdayken kopyalıklarınızla uğraşın ve hocayı ayak seslerinden takip edin. Hiçbir hoca , öğrenci tescilli bir salak değilse , arkasından yaklaşarak yakalayamaz.3.Masanızın üzerinde mont , kaban gibi şeyler bulunabiliyorsa cephanenizi bunların altına saklayın.4.Hoca camdan dışarı bakıyorsa veya duvardaki Atatürk portresini seyrediyorsa kesinlikle kopya çekmeyin. 5.Kopyalıklarınız sınav kağıdınızdan çok uzakta olmasın . Yani onlara bakmak için şaşı olmanız veya başınızı hareket ettirmeniz gerekmemeli. 6.Kopya çekmek için en müsait zaman sınavın en başı ve en sonudur. 40 dakikalık bir sınavın ilk ve son 5 dakikasında hocalar sersem gibi olur. 7.En önemli kurallardan biri. Önceden hazırlanmış zulalarınız varsa sorulara şöyle bir göz atıp , hemen sınavın başında gerekli gördüklerinizi sınav kağıdına aktarıp kopyalığı imha edin. Eğer bilmediğiniz sorulara gelmeyi beklerseniz hocanın en motive olduğu anlarda risk altına girmeniz gerekebilir. 8. Bir insanın görme açısı 220 derecedir. Yani icraata geçmeniz için uygun pozisyon bulunduğunuz nokta ile hoca arasındaki vektörün , hocanın burun doğrultusuyla yaptığı açının 110 dereceden fazla olduğu durumdur. 9.Hocanın duyma açısı ise 360 derecedir. Yani kesinlikle konuşarak kopya çekmeye çalışmayın. Ancak bu şansı sınıfta oluşabilecek global uğultular esnasında değerlendirebilirsiniz. 10.Hocanın sizinle ilgilenmiyormuş görünmesine aldanmayın. Bölüm 2 : Kopya çekmek için uygulanmaması gereken yöntemler ve sebepleri. 1. Duvara yazmayın .Yazık devletin duvarlarına . Zaten bakması riskli , okuması zor. 2. Elinize kolunuza yazmayın . Kapasitesi yetersiz ve bakarken çok belli oluyor. 3. Kızlar bacaklarınıza yazmayın . İçim bi tuhaf oluyor. (Gerekçe de ilginç hani) 4. Şeffaf 0.5 kalemlerin içine kopyalık koymayın . Yuvarlak ve şeffaf yapısı gereği büyüteç özelliği gösteriyor ve uzaktan çok rahat görülüyor. 5. Kopyalığı avcunuzun içinde tutmayın. Elin duruşunda kesin bir anormallik oluşturur. 6. Hesap makinelerine yazmayın . Tüm hocalar duruma uyandı artık. 7. Şu yeşil beyaz Pelikan silgileri ortadan kesip arasına defter gibi kopya yerleştirmek tüm geçmiş yaşantımda rastladığım en salakça kopya yöntemidir . Aman uzak durun . Anında enselenirsiniz. Eğer çok uygulayıp yakalanmadıysanız hocalarınızın listesini bana yollayın da yanlışlıkla tanışıp arkadaş falan olmaya kalkmayayım . Kih ! 8. Kolunuzun içine kopyalık koymayın . Çıkarması kolay ama yerine itmesi zor. Eğer bu yöntemi illaki uygulamak istiyorsanız bkz. sonraki bölüm : madde 4. Bölüm 3 : Post modern kopya yöntemleri Dikkat ! Bu bölümü yalnızca soğukkanlılığına güvenen arkadaşlar kullansın. Çocukların ulaşamayacağı , kuru ve serin yerlerde muhafaza edin. Beklenmeyen bir etki görüldüğünde bizzat bana başvurun. 1. Mühendislerin kullandığı 80 ila 100 gr/metrekare 'lik aydinger kağıtlarından 4 x 15 cm'lik şeritler oluşturup üst kısımdan 2 cm'lik boşluk bırakarak üzerini pilot kalemle doldurun . Bir kaleme sararak yay şekli verin . Üst tarafta bıraktığınız boşluktan sıranın altına sıkıca bantlayın. Bu kağıtlar yay şekli verildiğinde gerçek birer zemberek olurlar ve çekilip okunduktan sonra bırakıldığında ok gibi (Yaklaşık 30 m/sn hızla ) eski halini alarak sıranın altına kaçarlar. Eğer bıraktığınızda tuhaf bir ses çıkarıyorlarsa bırakırken öksürün. 2. Kış mevsimlerinde üzerinize bir hırka giyin. Hırkanın sağ ve sol ön parçalarının iç kısımlarına istediğiniz kadar sticker yapıştırabilirsiniz. Görülmemesi için elinizi kullanmayın. Göğsünüzü sıraya yaslayın . Hoca arka tarafa geçtiğinde kambur duruşunuzu koruyarak geriye doğru kalkarsanız hırka aşağı doğru sarkacağından tüm literatür gözlerinizin önünde olacaktır. 3. Naylon esaslı olmayan (Sigara kağıdı gibi materyaller ışıkta parlar) şeffaf kağıtlara normal yazılarla bilgileri doldurup yazılı kağıdının üzerine yerleştirin. Kağıt parlamıyorsa ve yeterince şeffafsa yazılar , yazılı kağıdının üzerindeymiş gibi görülecektir . Tabii bu yöntemi sınavın en başında uygularsanız doğal olarak hoca , kısa sürede o kadar yazıyı nasıl yazdığınızı düşünerek şüphelenecektir. 4. Kimlik kılıfı benzeri naylondan sağlam kılıflar hazırlayın . Sadece kağıt kullanırsanız yırtılabilir . İçine arkalı önlü malzemeyi yazın. Düğmecilerde satılan ve dikiş makinelerinde kullanılan lastiklerinden bir makara alın (Bu yöntem için paket lastiği sert gelir) . 30 cm uzunluğunda makine lastiği ile kopyalığı kol içinden omuz yakınlarına bağlayın . Kolunuzun manşet bölgesine kopyalığın içine rahat girip çıkabileceği kartondan yapılmış , kibrit kutusuna benzer (Nispeten daha ince) bir garaj yaparak yerleştirin. Kopyalığı çekmek için diğer ucuna bağlı ve giysinizle aynı renkte bir iplik kullanın. 5. Sıra üzerine yazmayı düşünüyorsanız yazılı kağıdını tutuş biçiminize göre kağıt boyutunu geçmeyecek kadar bölgeye ve tam kağıdın denk geleceği yere yazın. Hoca arka tarafa geçtiğinde kağıdı kaydırarak okuyun. Ve diğer zamanlarda yazılı kağıdının mutlaka sıradaki yazıları kapatmasına dikkat edin. 6. Hangi yöntemi uygularsanız uygulayın duruşunuz sınavın başından sonuna kadar kopyalıklarınıza bakabileceğiniz şekilde olsun . Belirgin pozisyon değişiklikleri dikkat çeker. 7. Eğer sizinle aynı sınıfta olmayan güvendiğiniz dostlarınız varsa sınav başında açacağınız cep telefonuyla soruların tamamını onlara okuyun. Onlar soruları her türlü doküman yardımıyla çözsünler . Daha sonra ortaklaşa kiraladığınız bir ses düzeni yardımıyla dışardan yüksek sesle ve müzikle karışık olarak yayınlasınlar. Okul dışından gelebilecek bu tür seslerde neler dendiğine , dikkatsiz bir kulak çok fazla önem vermez . Hoca fark etse bile en kötü ihtimalle sınav iptal olur ve bu yöntemi bir daha kullanmazsınız. 8. En sağlam yöntem derslerinize iyi çalışın. Arkadaşlar bildiğim ve aklıma gelen yöntemleri anlattım. Hocalarınızın kapasitesi oranında bunları çoğaltabilirsiniz. Ama her şeyden önce kapısı açık vaziyette sınav yapılan bir sınıfı dışarıdan izleyerek kopya çekmeye çalışanların nasıl kendini belli ettiğini izlemeye çalışın. Sizlerin de bu tür girişimlerde onlar gibi olduğunuzu aklınızdan çıkartmayın.

17 Kasım 2008 Pazartesi | etiket | 0 comments [ Devamını Oku ]

EĞİTİM


Eğitim-öğretimle ilgili sorunlara jet çözüm... Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Acil Çözüm Merkezi ile kurumsal bütün sorunlar en kısa zamanda çözüme kavuşturulacak.
Okulların fiziki yetersizliğinden, ücretsiz kitaplara, personel sorunlarından okul kayıtlarına kadar eğitimle ilgili birçok problem için artık Milli Eğitim Bakanlığı'nın yolları aşındırılmayacak. Bakanlık tarafından kurulan Acil Çözüm Merkezi, bütün dertlere derman olacak. Acil Çözüm Merkezi'ne sorunu olan herkes mail yoluyla ulaşabilecek. 5 kişilik ekipten oluşan Acil Çözüm Merkezi her gün düzenli olarak Milli Eğitim Bakanı Hüseyin çelik'e rapor verecekler. Acil Çözüm Merkezi'nin 1 aylık deneme süresi var. Hizmetten memnun kalındığı takdirde merkez kalıcı hale getirilecek.

14 Kasım 2008 Cuma | etiket | 0 comments [ Devamını Oku ]

Atam Sen Rahat Uyu

Ataya Mektup

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu,Türk Ulusunu karanlık geleceğinden aydınlıklara çıkaran ve üstün insani mezietleriyle, bizi bu gün hristiyan çocukları olarak doğmaktan kurtaran ulu önderim Atatürk...Bu mektubu size yazıyorum.Yazmak ihtiyacındayım .Çünkü beni, bizi, ancak siz anlarsınız.Bu mektup; sizin aydınlattığınız yoldan yürüyen ve sonsuza dek yürüyecek olan güvendiginiz vatan evlatlarının mektubudur.Size minnettarız. Bunun o kadar çok sebebi var ki, saymakla bitmez.Sizin deha seviyesindeki beyin gücünüz, bir çok dünya devletine örnek olmuşken, aydınlığınızın modası geçmiş olduğunu düşünen,sizin fikirlerinizi çağdışı ideoloji ve doktrinler olarak gören ve göstermek isteyen insanlar çıktı aramızdan.Bu insanlar , sizin ebedi aleme geçişinizden sonraki yıllarda, ürkütmeden, şirin gözükerek, göz boyayarak, oyalayarak, her şekilde siyasi, dini, etnik unsurları kullanarak, temelini kurup bina ettiginiz Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletini içten içe kemirmeye başladılar.Bu gün öfke, endişe, ikaz ve itirazlarımıza, köhnemiş milliyetçilik , bu vatan ve bayraktan ödün verilmeyeceğini haykıran hepimize, gayrı demokratik etiketi yapıştırıldı.Biz bunlardan ürkenler değiliz Atam.Bizler; edep ,ahlak , gelenek ve göreneklerimizle Türk Milletiyiz. Askeriz, şehidiz, gaziyiz.Bu gün gözümüzün bebeği olan Türk Ordusuna dil uzatılıyor. O büyük askeri dehan ile , harp stratejinle parmak ısırtan, kazandığın ve milletçe kazandığımız Kurtuluş Savaşımıza iftiralar atılıyor. Soykırımlarla suçlanıyor ve kabule zorlanıyoruz.Bu gün, sana ve devrimlerine iftiralar atmak, bazı kesimlere prim yaptırıyor.Genç beyinler yıkanarak, çağdışı kılıklara büründürülmek isteniyor. Bunun ismine de insan hakları ve demokrasi deniyor.Birlikte düşmana karşı durduğumuz kürt kökenli vatandaşlarımız, ellerine en donanımlı silahlar verilerek, Türk Milletine , Türk Ordusuna kin ve ölüm kusturuluyor.Sizin muhteşem zaferinizin karşısında eriyen Avrupa ve digerleri , şimdi o mağlubiyetin acısınıçıkarmak istiyorlar.O zaman yapamadıklarını şimdi iğrenç Bizans entrikalarıyla, içimizden bazılarını alet ederek, bizi kapılarında "bizi aranıza alın" diyerek yalvarıyor hale getiriyorlar.Bu yalvarmalara dayatma olarak,her türlü emellerine zemin buluyorlar.Sevgili Gazi'miz. Sevgili Mustafa Kemal'imiz, Atatürk'ümüz...Biz senin o çakmak çakmak gözlerinden yayılan , bizi ışıtan ve ısıtan ateşle, hepsinin üstesinden geleceğiz. Bu yolda ölmek var, dönmek yok hiç birimize.Ne sizin ruhunuzu, ne o cennet mekan şehitlerimizin ruhunu azapta bırakmayacağız.Buna andımız var.Size bu mübarek görevi ve başarıyı nasip eden Yüce Allah da şahittir ki, biz ne Avrupaya ne Amerikaya uşaklık yapmıyacağız.Medeniyet ve demokrasi adı altında, insan hakları diyerek, parçalamaya uğraştıkları bu Cumhuriyet, bu vatan ve aziz bayrak, kanımızın son damlasına kadar, aklımızın bedenimizin son hücresine kadar korunacak ve kıyamete dek yaşatılacaktır.Ebedi hayatınızda, sonsuz dualarımız ve şükranlarımız sizinle Atam...

11 Kasım 2008 Salı | etiket | 0 comments [ Devamını Oku ]

Pipes Output

Blog Archive

etiket bulutu

Widget edited by Davut Erarslan